2 Ayda 2 cm Boy Uzar mı? Edebiyatın Aynasında Büyümenin, Bekleyişin ve Dönüşümün Hikâyesi İnsan, tarih boyunca yalnızca bedeniyle değil; hayalleri, korkuları, umutları ve kendine anlattığı hikâyelerle de büyümüştür. Bir çocuğun duvara çizdiği boy çizgisi, bir gencin aynaya bakarken hissettiği değişim arzusu ya da bir yetişkinin geçmişindeki “daha uzun olsaydım” düşüncesi, aslında yalnızca fiziksel bir ölçü değildir. Her ölçünün ardında bir anlatı, her beklentinin içinde bir karakter yolculuğu vardır. Kelimeler, görünmeyen büyümeleri görünür kılar; edebiyat ise insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin en derin aynalarından biridir. “2 ayda 2 cm boy uzar mı?” sorusu ilk bakışta biyolojik bir merak gibi görünse de…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Birine “Ayan” Demek Ne Demek? Görünür Olanın, Bilinenin ve İnsan Olarak Tanınmanın Felsefesi Bir insanın yüzüne bakıp onun üzgün olduğunu düşündüğümüzü varsayalım. Belki konuşmuyordur, gözleri dalgındır, omuzları düşüktür. “Belli ki bir derdi var” deriz. Peki gerçekten biliyor muyuz? Yoksa yalnızca gördüğümüz birkaç işareti kendi deneyimlerimizle tamamlayıp bir anlam mı kuruyoruz? Daha tuhafı şu: Birine “ayan” dediğimizde aslında neyi söylüyoruz? Onun bir özelliğinin açıkça görüldüğünü mü, kim olduğunun herkesçe bilindiğini mi, yoksa toplum içinde belirli bir konuma sahip olduğunu mu? Türkçede ayan kelimesinin iki farklı anlam alanı bulunur. Küçük harfle kullanılan “ayan”, “açık, belli” anlamına gelir; “ayan beyan” ifadesinde de bu…
Yorum BırakSoluk Borusundan Gelen Havayı Bronşçuklar Ne İletir? Biyolojiden Pedagojiye Uzanan Bir Öğrenme Yolculuğu Öğrenmek, yalnızca bilgileri zihne yerleştirmek değildir; dünyaya bakışımızı değiştiren, meraklarımızı büyüten ve çevremizdeki karmaşık sistemleri anlamamızı sağlayan dönüştürücü bir süreçtir. İnsan bedeni de bu dönüşümün en etkileyici örneklerinden biridir. Bir çocuğun ilk kez nefes almayı, kalbin çalışmasını ya da beynin düşünme sürecini anlamaya başladığı an, aslında yalnızca bir biyoloji konusu öğrenilmez; yaşamın kendisine dair yeni bir farkındalık kazanılır. “Soluk borusundan gelen havayı bronşçuklar ne iletir?” sorusu, yüzeyde basit bir fen bilgisi sorusu gibi görünse de içinde güçlü bir öğrenme deneyimi barındırır. Bu sorunun cevabı, bronşçukların havayı akciğerlerde…
Yorum BırakBugün Faka ile Düzgün olmayan dairesel hareket nedir arasında kapsamlı bir bağ kuruyor, konuyu farklı yönleriyle açıyoruz. Düzgün Olmayan Dairesel Hareket Nedir? Toplumsal Döngüler, Değişim ve Eşitsizlik Üzerinden Bir Sosyolojik Okuma Değişen hızların ve değişen hayatların kesişiminde: Bir kavrama farklı bakmak Bazen hayatımızın belirli alanlarında aynı noktaların çevresinde dönüp durduğumuzu hissederiz. Aynı tartışmalar, benzer toplumsal beklentiler, tekrar eden davranış kalıpları ve kuşaktan kuşağa aktarılan alışkanlıklar içinde hareket ederiz. Ancak hiçbir döngü gerçekten tamamen aynı değildir. Her tekrarın içinde küçük değişimler, hızlanmalar, yavaşlamalar ve yön değiştirmeler bulunur. İnsan ilişkilerini, toplumsal yapıları ve kültürel dönüşümleri anlamaya çalışırken bu değişken döngüler bana çoğu…
Yorum BırakBugünkü makalemizde “Ağacın artırılması küresel ısınmayı azaltır mı” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz. Ağacın artırılması küresel ısınmayı azaltır mı? Küresel ve yerel açıdan ağaçların iklim üzerindeki etkisi Ağacın artırılması küresel ısınmayı azaltır mı? Son yıllarda iklim değişikliği konusu hayatımızın her alanına girmiş durumda. Eskiden küresel ısınma denildiğinde daha çok kutuplardaki buzulların erimesi ya da uzak ülkelerde yaşanan doğal afetler akla gelirdi. Ancak artık Türkiye’de de bu değişimin etkilerini günlük hayatımızda hissediyoruz. Bursa’da yaşayan biri olarak yaz aylarında sıcaklıkların geçmiş yıllara göre daha bunaltıcı hale geldiğini, yağış düzenlerinin değiştiğini ve özellikle şehir içinde betonlaşmanın etkisini daha fazla gördüğümüzü söyleyebilirim.…
Yorum BırakRomi Nereli? Merak Edilen Geçmişi, Kökeni ve Hikâyesi İnsanların bir ismi duyduğunda ilk sorduğu sorulardan biri genellikle “Nereli?” oluyor. Aslında bu soru sadece bir şehir ya da ülke öğrenme merakı değil; o kişinin hikâyesini, kültürünü ve geçmişini anlamaya yönelik küçük bir kapı aralama isteği. Son zamanlarda sıkça araştırılan “Romi nereli?” sorusu da tam olarak böyle bir meraktan doğuyor. Bir ismin arkasındaki hikâyeyi öğrenmek bazen beklenmedik detaylarla karşılaşmamıza neden oluyor. Ben de günlük hayatta bir kahve molasında ya da akşam bilgisayar başında bir konu araştırırken hep aynı şeyi fark ediyorum: İnsanlar sadece bilgi istemiyor, o bilginin arkasındaki hikâyeyi de bilmek istiyor.…
Yorum BırakAvarız Vakıflarının Osmanlı Toplum Hayatına Katkıları: Geçmişten Günümüze Pedagojik Bir Öğrenme Yolculuğu Öğrenme, yalnızca kitaplarda yer alan bilgileri edinmekten ibaret değildir; insanın kendisini, çevresini ve içinde yaşadığı toplumu anlamlandırma biçimini değiştiren güçlü bir süreçtir. Bazen bir hikâye, bazen bir deneyim, bazen de geçmişten gelen bir toplumsal uygulama bize yeni bakış açıları kazandırabilir. Tarihe pedagojik bir gözle bakıldığında, geçmişte oluşturulan kurumların yalnızca ekonomik veya idari yapılar olmadığını; aynı zamanda toplumların öğrenme, dayanışma ve ortak değer üretme biçimlerini şekillendirdiğini görmek mümkündür. Osmanlı toplumunda önemli bir dayanışma modeli olarak ortaya çıkan avarız vakıfları, bu açıdan yalnızca maddi destek sağlayan kurumlar değildir. Bu vakıflar,…
Yorum BırakFaka ailesiyle yeniden buluşuyoruz; bu kez konu başlığımız Demans hastası ağlar mı. Demans Hastası Ağlar mı? Pedagojik Bir Bakışla Duyguların, Öğrenmenin ve İnsanlığın İzinde İnsan hayatının en güçlü yanlarından biri öğrenme kapasitesidir. Öğrenmek yalnızca yeni bilgiler edinmek değildir; kendimizi, çevremizi ve başkalarının dünyasını anlamlandırma biçimimizi dönüştüren derin bir süreçtir. Bazen bir çocuğun yeni bir kelime öğrenmesinde, bazen yaşlı bir bireyin geçmişinden bir anıyı yeniden hatırlamasında, bazen de zorlayıcı bir hastalıkla yaşayan bir kişinin duygularını ifade etme çabasında öğrenmenin izlerini görmek mümkündür. Demans gibi bilişsel süreçleri etkileyen durumlar, insanın duygularını ortadan kaldırmaz. Aksine çoğu zaman duygusal ifadeler daha görünür hâle gelebilir.…
Yorum BırakFaka ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Kuzu göbeği mantarının faydaları nelerdir” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Kuzu Göbeği Mantarının Faydaları Nelerdir? Türkiye’den Dünyaya Değerli Bir Doğa Lezzeti Kuzu göbeği mantarı, son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünyada gastronomi meraklılarının ve sağlıklı beslenmeye önem veren insanların ilgisini çeken özel bir mantar türü haline geldi. Bahar aylarında doğada kendiliğinden yetişen bu mantar, görünümüyle diğer türlerden kolayca ayrılırken, kendine özgü aroması ve besin değeriyle de sofralarda önemli bir yere sahip oluyor. Bursa’da yaşayan biri olarak özellikle ilkbahar aylarında çevredeki köylerden, pazarlardan veya doğa yürüyüşlerinden dönen insanların kuzu göbeği mantarından bahsettiğini sık sık duymak…
Yorum BırakKur’an’da Ne Yemek Haramdır? Bazen çocukken, annem sofraya oturduğumuzda ya da bir yemek hazırlığındayken hep bir şey söylerdi: “Oğlum, yediklerin önemli, yediğin şeyler sana sadece fiziksel güç vermez, ruhunu da besler.” Bu cümle, bana hep yemeklerin ötesinde bir şeyler anlatıyordu. Hem bedene hem de ruha etki eden bir yönü vardı yediğimiz her şeyin. O zamanlar tam anlamasam da, büyüdükçe fark ettim ki aslında bir anlamda Kur’an’daki yediğimiz haram yiyecekler hakkında söylediği şeyler doğruymuş. Bir yandan, şu an 25 yaşımda, Ankara’da yaşayan bir ekonomist olarak, yediğimiz şeylerin sağlık üzerindeki etkilerini anlamak çok önemli. Ama Kur’an’daki haram yiyecekler meselesi hem bireysel hem…
Yorum Bırak